''Bu blogda yayınlanan yazılar 5486 sayılı fikir ve sanat eserleri kanununun koruması altındadır.Blog sahibinin izni olmaksızın blog yazıları kısmen veya bütün olarak alıntılanamaz''

18 Mayıs 2019 Cumartesi

Tanrı ne demişti: “Nesiller boyu ağlayacaksı­nız!”


Soner Yalçın yazmış

Bilimin önemi!
Tanrı ne demişti:
“Nesiller boyu ağlayacaksı­nız!”

Sayılar/ Ba-Midbar…
Tevrat'ın dördüncü kitabı…
Hz. Musa önderliğin­de İsrailoğullarının Mısır'dan kaçtıktan sonra çölde başları­na gelenleri anlatır.

Hz. Musa, Kenan diya­rından/Filistin coğrafyasın­dan kırk gün içinde bilgi toplaması amacıyla –her kabileden bir kişi olmak üzere- on iki casus/on iki HaMeraglim görevlendirir.
Kırk gün sonra casuslar görevlerinden döner. On casus Kenan diyarının ele geçirilemeyeceğini; diğer iki casus/ Yeşu ve Kalev ise fethin başarılı olacağını söyler.

İsrailoğulları on casusa/ çoğunluğa inanır! Oysa…
Tanrı İsrailoğullarına, Kenan topraklarında “ülke” sözü vermiştir. Yahudilerin on casusa güvenmeyi tercih etmesi Tanrı nezdinde, büyük günahlardan “laşon hara”/iftira'yı kabul etmekle eşdeğerdir. Cezalandırıldılar; her bir casusluk günü için 40 yıl çölde yaşayacaklardır! Böylece…
On casus kabilesi yok olur­ken Yeşu ve Kalev soyu de­vam eder.

Yahudiler kendilerini Tanrı'ya affettirmek için her “av” ayının dokuzuncu günü gözyaşı döküp oruç tutmaya başlar!
Ama Tanrı, İsrailoğulla­rına şöyle der:
“Nesiller boyu ağlayacaksı­nız!”
Bu girişi yapmanın nede­ni Hürriyet yazarı Taha Akyol!

İLK ALİYAH

Taha Akyol “Siyo­nizm” başlıklı dünkü yazısı:
“Sevr anlaşmasının da başmi­marı olan Lloyd George 600 bin Arap'ı zor besleyen kurak Filistin, göçecek Yahudileri besleyemez diye düşünüyordu. Yahudi tarım mühendisi Aaron Aaronsohu çorak arazide ürün verecek bir yabani buğday türünü Hermon dağı eteklerinde bulmuştu, ‘Islah edilerek milyonları besle­yebilir'di.

Bilimin önemi!
Evet, bilimin önemi…”
Madem “bilim” önemli yazalım:

Aaron Aaronsohn (1876- 1919), İsrail tarihinde “tarım mühendisi” kimliğiyle pek bilinmez! Şöyle:
Osmanlı, 1821'de Besa­rabya ve 1878'de Eflak ve Boğdan'ı kaybetti. Bunlar 1881'de birleşerek Romanya Krallığı'nı ilan etti.

O dönem hamileri Rusya gibi Romanya da Yahudilere ağır baskılara başladı. Yahudi­ler Osmanlı'ya sığınmak için sınıra hücum ettiler.

Aaronsohnlar 1882'de Fi­listin'e göç etmeyi/aliyah ba­şaran ilk yüz aileden biri oldu.
Edmond Rothschild'in Hayfa yakınlarında kurduğu ilk yerleşim olan -ve babası­nın adını verdiği- Zikhron Ya'akov'a (Yakup'un Anıtı) yerleştiler.

Rothschild, tarımsal üretim ve buna bağlı -şarapçılık gibi-fabrikalar kurulmadan “ülke” inşa edilemeyeceğini biliyor­du. Aaron Aaronsohu'u Fransa'ya yanına getirtti; tarım okulunda okumasını sağladı. Dönüşünde Aa­ron'a Filistin'in botanik olarak haritalanmasını istedi. İşte…

Aaron, Hermon Dağı ge­zisinde çöl iklimine dayanıklı kadim buğday “emmer” çe­şidini 1906'da buldu! (Ki bu bizim 12 bin yıllık siyez'dir!) Yani ortada “bilimsel buluş” yok. (Aaron'un yaptığı, İlhan Koçulu'nun Kars'ta ka­dim kavulca buğdayına sahip çıkmasından farklı değil! Ya­hudiler hep abartır! Neyse.)
Mesele sadece buğday değildi…

SİYONİST CASUS

Aaron Aaronsohn casus idi!

– Tevrat'ta geçen “İsrail'in İhtişamı Aldatmaz” sözü­nün İbranice baş harflerinden oluşan- “NİLİ” adlı istihbarat örgütünün beyin takımındaydı.

Aaron'un Filistin'de doğan kardeşleri Alexander (1888- 1948) ile Sarah da (1890- 1917) örgüt elemanıydı.
Zikhon Ya'akov'daki evleri ve buraya yakın Athlit'teki Ta­rım Deneme İstasyonu is­tihbarat merkezleriydi!
Örgüt mensubu olarak 34 ile 68 kişi arasında değişik sayılar veriliyor. Hepsi siyo­nist idi.
Kuruluş tarihi -Osmanlı'nın savaşa girmesinden hemen önce- Ağustos 1914 idi!

Büyük fırsatı 27 Mart 1915'te yakaladılar; Filistin Cephesi Komutanı Cemal Paşa, çekirge istilasını ön­lemek için ziraat mühendisi Aaron'u görevlendirdi.
Ekip kuran Aaron yardımcılı­ğına kardeşi Alexander'i ge­tirdi. Amaç, Osmanlı ve Alman ordusu hakkında bilgi toplamaktı.

Çekirgelere karşı mücadele bahanesiyle askeri karargah­lara girip çıkan NİLİ ele­manları, elde ettikleri istih­baratı Kahire ve Londra'da görüştükleri İngilizlere verdi.

İlk başta İngilizler NİLİ teşki­latını önemsemedi. Aaron, 23 Ekim 1916'da İngiliz İstihbarat Şefi Sir Basil Thomson'a, Cemal Paşa imzalı stratejik belgeler gösterince işin rengi değişti.
1915'te Çanakkale, 1916'da Kutü'l Amare'de bozguna uğrayan, 1917'de Birinci ve İkinci Gazze Sa­vaşı'nı kaybeden İngilizlere, NİLİ teşkilatından gelen istih­barat çok faydalı oldu. Örne­ğin, Osmanlı'nın su temini ettiği kuyulara zehir attılar.

NİLİ örgütünün haberleş­tiği güvercinlerden birinin ele geçmesiyle başta Sarah Aaronsohn olmak üzere kimi casusular yakalandı.

Aaron ve kardeşi Alexander yurt dışında olduğu için kur­tuldu. Cemal Paşa, Gazze ve Yafa'daki Yahudilere tehcir kararı çıkardı.

İş işten geçmişti… 

-Bugün hala katliamlar yaşanan- Gaz­ze'yi İngilizler 1917'de işgal etti. NİLİ örgütünün verdi­ği Türk askerlerinin tah­kim noktalarını gösteren harita çok işlerine yaramıştı!

Topraklarını açan Osmanlı'yı arkadan hançerleyen siyo­nist-casus Aaron Aaron­sohn, Osmanlı topraklarının paylaşıldığı Paris Konfe­ransı'na giderken 15 Mayıs 1919'da uçağının düşmesi sonucu öldü!
Tanrı ne demişti:

“Nesiller boyu ağlayacaksı­nız!”

6 Mayıs 2019 Pazartesi

İYİ İNSAN ŞEHİT - SADRETTİN BEKSAÇ


MALTEPE MEZARLIĞINDA BİR MEZARTAŞI

İYİ İNSAN  ŞEHİT

Öyle bir rüzgar ki,
Kendi gitti,
İsmi bile kalmadı yadigar.
Yalnız şu beyit kaldı,
Kahve ocağında, el yaz ile:
'Ölüm Allah'ın emri,
'Ayrılık olmasaydı.'


Bir Amerikalı Gangasterin Türkiye’ye gelip, İstanbul’un göbeğinde ikisi Polis dört kişiyi şehit ettiği müessif olayı bir Mezartaşından öğreniyoruz.

Bağdat Caddesi üzerinde, Kadıköy yönüne doğru sol tarafta kalan küçük bir mezarlık var, Maltepe Mezarlığı.

Resmi adı bu ve ölüm ilanlarında da böyle geçiyor ama Yüzevler mevkiinde olduğu için Yüzevler Mezarlığı" diye de anıldığını söylemem gerek.

Bu Mezarlıkta denk geldiğim bir Mezartaşı ;





           İYİ İNSAN ŞEHİT 
            SADRETTİN BEKSAÇ                 
             RUHUNA FATİHA
             1908 _ 1968



 İyi İnsan ve Şehit kelimeleri üzerine gazete arşivlerini karıştırınca çok ilginç bir hikaye ile  karşılaştım.

                                                                         
         GANGASTER CAMGÖZ GARY

28 Aralık 1968 günü Galata Rıhtımında ki Polis Müdürlüğüne şüphe üzerine getirilen kamuoyuna Camgöz Gary olarak tanıtılan, sonradan adının Ralph Gary Bouldin olduğu öğrenilen Amerikan vatandaşı gangaster, üzerindeki iki silahı ateşleyerek, önce Ahmet Çetin isimli polis memurunu şehit etmiş,kaçarken karşısına çıkan Denizcilik Bankası Muhasebe Müdürü Sadrettin Beksaç  ile Ambar memuru Kemal Barut ‘ u ve rıhtımda ki polisler ile çatışmaya girip Beyoğlu Emniyet Amiri   Kemalettin Eröğe ‘ yi de şehit ettikten sonra polisler tarafından öldürülerek etkisiz hale getirilmişti. Bu olayda üç sivil vatandaşımız da yaralanmıştı.


Olayın yaşandığı dönemi incelediğimizde kamoyunu oldukça meşgul ettiğini Milliyet ve Cumhuriyet Gazete arşivlerinden anlıyoruz.


Amerikalı Mafya Galbino ailesi ,üzerlerinde ki polis baskısı nedeni ile tetikçileri Camgöz Gary’i önce İtalya’ya orada da rahat durmayınca,Türkiye’de ki Uzunoğlu ailesinin oluru ile Türkiye’ye gönderiyorlar.
Bu durum Türk Mafyası ile Uluslararsı Mafyanın nasıl bir ilişki içerisinde olduğunu da gözler önüne seriyor.


O tarihte ki katliam ile alakalı Uzunoğlu Ailesi ‘nden de ,ki kişi tutuklanıyor.
Olayın tam anlamıyla ortaya çıkması, olaydan 15 yıl sonra İtalya da sürdürülen Büyük Eroin soruşturmasında ortaya çıkan günlükler ile oluyor.
Ve Milliyet Gazetesi 15 yıl sonra bu olayı tekrar haber yapıyor.


Yazının başında Orhan Veli’nin şiirini kullanma nedenime gelince, olay ile ilgili yapılan haberlerin hiç birinde merhum Sadrettin Beksaç ‘ın ismi ve soyismi doğru yazılmamış.
Sadri Berksan – Sadrettin Begeç – Sadri Perksan – Sadri Beksaç  İsimleri ile kayıtlara geçmiş.

Kendi gitmiş ismi bile kalmamış yadigar.


Ölüm ilanlarını ve gazete arşivlerini takip edince ;

Olaydan üç yııl sonra Şehit Beyoğlu Emniyet Amiri Kemalettin Eröğe ‘nin adının verildiği bir polis  okulu açılıyor.


Merhumun  oğlu Ercan Beksaç babasından altı yıl sonra 1974 yılında bir hastalıktan Fransa da vefat edip aynı mezarlığa gömülüyor.


Kız kardeşi Remziye Batırbaygil Hanımın ölüm ilanından ise 6 kardeş olduklarını ve Remziye Hanımın kurucu meclis üyesi  emekli öğretmen olduğunu öğrenebiliyoruz.



Olay ile ilgili gazete haberleri.

   


 





 

Sadrettin Beksaç'ın oğlu ve kız kardeşine ait ölüm ilanları.








19 Nisan 2019 Cuma

Fahri Korutürk - Fuat Carım - Fikret Şefik Özdoğancı - Dr. Fuad - İlter Türkmen


1913 yılında, yükselen Yahudi düşmanlığına karşı mücadele etmek için kurulan Anti -Defamation League örgütünün, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi işgali altındaki bölgelerde bulunan Yahudileri kurtaran Türk Büyükelçiler onuruna 2005 yılında Türkiye Cumhuriyetine verdiği ''cesaret ödülü'' , dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan'a takdim edilmiştir.Cesaret ödülüne layık görülen Türk Diplomatlardan Fuat Carım, o dönem Marsilya Başkonsolosumuzdur.Carim ve Başkonsolos yardımcısı Necdet Kent 70 Yahudiyi toplama kamplarına götüren trenden indirterek ölümden kurtulmalarını sağlamıştır.


Mehmet Fuat Carım 1892 yılında Halep'te doğmuştur.Mekteb-i Mülkiye'yi bitirdikten sonra Cenevre Üniversitesinde eğitimine devam eden Carim ardından Teşkilat-ı  Mahsusa'da görev almış ve Kurtuluş Savaşınaktif olarak katılmıştır.Fuat Carım TBMM'nin açılmasıyla da İzmit Mebusu olarak meclise girmiştir.

Nazım Hikmet ve Abidin Dino'nun  yakın dostu olan Fuat Carım 1920 yılında, Bolşevik Devriminin üçüncü yıldönümü takip eden günlerde  Moskova'ya giden Türkiye Komunist Fırkası heyetinde bulunan isimlerden biridir.(TKF'nin  III. Enternasyonale katılma isteği Türkiye Komunist Partisinin engellemesi sonucu gerçekleşmemiştir). Daha sonra Türkiye'nin Moskova ve Kazan Başkonsolosu olan Çerkez asıllı Carım bu görevi sırasında bir ''Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti kurulması'' için yapılan çalışmalara destek vermiştir.


Moskova'da Rus asıllı bir tiyatro sanatçısıyla yaptığı evlilik Fuat Carım'ın  diplomatlık mesleğini bırakmasını gerektirmiştir. Atatürk'ün çağrısıyla yeniden göreve dönen Carım önce muhtelit mübadele komisyonund çalışmış  ardından çeşitli ülkelerde konsolosluk görevini ifa etmiştir.1948 yılında Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri olan Carım daha sonra Rio de Jenario büyükelçisi olmuş bu görevindeyken emekliye ayrılmıştır.



Cumhuriyetin kurulmasının ardından ''Hür Adam'' isimli ilk muhalif dergilerden birini çıkartan Fuat Carım, yabancı dildeki pek çok eseri de Türkçe'ye çevirmiştir.Carım'ın  İspanyolca'dan tercüme ettiği ''Kanuni Devrinde İstanbul '' isimli eser, 1500'lü yıllarda 3 yıl İstanbul'da esir hayatı yayan bir İspanyol'un hatıralarından oluşmaktadır.Orhan Pamuk'un  Beyaz Kale isimli kitabında bu eserden yaptığı intihaller, hatta kitabının temelini bu eserin oluşturduğu iddiaları bir dönem çok konuşulmuştu.


Mehmet Fuat Carım'ın yeğeni Nimet hanım, Adnan Menderes'in yaralı olarak kurtulduğu Londra'daki uçak kazasında hayatını kaybeden dönemin Anadolu Ajansı Genel Müdürü Şerif Arzık'ın eşidir.Bu çiftin gelinleri Ayşe hanım Fahri Korutürk'ün kızıdır.



Nimet  Arzık'ın kardeşi, amcası Fuat Carım gibi  diplomat olmayı seçen  Taha Carım, Vatikan büyükelçiliğimizi yaptığı sırada , 9 haziran 1977 günü Ermeni terör örgütü ESAK  tarafından şehit edilmiştir.



Taha Carım'ın eşi Nazan hanım, büyükelçi  Ali Kenan Gökart'ın kızıdır.


Nazan Gökart'ın annesi Tıynet hanım, daha sonra futbolcu Kemal Nijat Kavur ile evlenmiş.Kavur'un kardeşi büyükelçi Şadi Kavur , yönetmen Ömer Kavur'un babasıdır. Ömer Kavur'un annesi Abbase hanım, Moralı İbrahim Pa'nın torunudur.Abbase hanım'ın halası Hasene Cimcoz, Fahri Korutürk'ün eşi Emel hanım'ın annesidir.

2005 yılında, 61 yaşındayken lenf kanseri sebebiyle  hayatını kaybeden  Ömer Kavur , Hümeyra ile iki buçuk yıl süren bir evlilik yapmıştı:




Taha Carım'ın eşi Nazan hanım, eşinin vefatının ardından hayatını, Atatürk'ün Halep'te tanıştığı  arkadaşı Salih Fansa'nın oğlu  Adil Fansa ile birleştirmiş.Salih Fansa'nın diğer oğlu Süheyl bey'in eşi Güner Fansa, Dışişleri eski bakanlarından İsmail Cem İpekçi'nin kuzenidir.(Adil Fansa'nın oğlu Sadi Fansa, Mcdonalds genel müdürüdür).Fansa'nın damadı Büyükelçi Tarık Yenisey, Şair Abdülhak Hamit Tarhan'ın torunudur.

Salih Fansa ile Atatürk'ün dostluğu İstanbul'da da devam etmiş,Fansa ve eşi Selma hanım, Atatürk'ün Sultan Vahdettin'in kızı Sabiha Sultan ile evlenmesi için aracı olmuşlardır.Bu evlilik Sabiha Sultan'ın amcasının oğlu  Ömer Faruk Efendi 'ye aşık olması, Mustafa Kemal'in  saraydan biriyle evlenmeye hevesli olmaması gibi sebeplerle gerçekleşmemiştir.


 Nazan Fansa'nın babası Büyükelçi Ali Kenan Gökart'ın  ikinci eşi  Nüshet hanım, Erzurum'daki 9. Kolordunun Kurmay Başkanıyken Birinci Dünya Savaşı'na katılan ve Sarıkamış harekatında Ruslara esir düşüp 3 yılını Sibirya'da geçiren, ülkeye döndükten sonra çeşitli ülkelerde ateşemiliter ve konsolos olarak görev yapan Köprülülü Şerif İlden'in kızıdır.



Nüshet (İlden) Gökart'ın ilk eşi  Büyükelçi Fikret Şefik Özdoğancı'dır.1941-45 yılları arasında Paris Başkonsolosumuz olan Fikret Şefik Özdoğancı, Yahudileri Nazi zulmünden kurtardığı için ADL tarafından ''cesaret ödülü'' ne layık görülen Türk diplomatlardan biridir.

Fikret Şefik Özdoğancı'nın annesi Dilara hanım, İbrahim Süreyya bey'in kardeşi ve Hilal-i  Ahmer yani Kızılay'ın kurucularından Dr. Servet bey'in kızıdır.




İbrahim Süreyya Yiğit'in oğlu gazeteci Nuyan Yiğit, bir dönem Asil Nadir'in sağ kolu olarak bilinirdi.Nadir Türkiye'de Günaydın ve Güneş gazetelerini satın aldığında bu gazetelerin patronluğuna Nuyan Yiğit'i  (ortada) getirmiştir.



Fikret Şefik Özdoğancı'nın kardeşinin kızı Nerma hanım, İran asıllı Ahrabi ailesinin gelinidir.NermAhrabi'nin görümcesi Pervin hanım'ın eşi, Kapancı Akev ailesindendir.Pervin hanım'ın kayınpederi Abdi Fuat Akev, oyuncu Esin Eden'in dayısıdır.

Fikret Şefik Özdoğancı'nın amcasının kızı Meziyet hanım, Dr. Fuad'ın oğlu Muzaffer Öldürülenoğlu'nun eşidir.Şeyh Said ayaklanması sebebiyle Şark İstiklal Mahkemesinde yargılanıp idama mahkum edilen Diyarbakırlı  Dr. Fuad'ın oğlu Muzaffer bey, babasına yapılan haksızlığı ömür boyu anımsa(t)mak için ''Öldürülenoğlu'' soyadını almıştır.Meziyet-Muzaffer Öldürülenoğlu çiftinin kızları öğretmen Dicle hanım 2015 yılında hayatını kaybetmiş:



Dr. Fuad'ın yeğeni eski CHP senatörü  Kamuran Erkmenoğlu, Ziya Gökalp ve Süleyman Nazif'in teyzelerinin oğlu olan Cahit Sıtkı Tarancı'nın kızkardeşi  Nihal hanım'ın eşidir.


Erkmenoğlu çiftinin dünürleri Hayreddin Faik Ozansoy, Munis Faik Ozansoy'un kardeşidir.Hayreddin Faik Ozansoy'un eşi Hale hanım, Fazıl Say'ın halasının görümcesi ve Osman Kavala'nın amcasının eşi Beria hanım'ın kuzenidir.

Kamuran Erkmenoğlu'nun dayısının dünürü Ahmet Refik Gorbon'un torunu Gülümhan hanım, Şenkal Atasagun'un yeğeni Emin bey'in eşidir.Bu çift Turgut Özal'ın oğlu  Ahmet Özal'ın dünürüdür. Gülümhan Atasagun'un anneannesi Şevket hanım, Mehmet Eymür'ün babası Mazhar bey'in amcasının kızıdır.Şevket hanım'ın oğlu Orhan Meker'in damadı Erol Aal, Mesut Yılmaz'ın amcasının oğludur.
                                                           
                                                       

Fikret Şefik Özdoğancı ve Nüshet Gökart'ın kızları Mina hanım, 1980-83 tarihleri arasında Dışişleri bakanlığı yapan Büyükelçi  İlter Türkmen ile evlenmiş.Türkmen'in babası Korgeneral Behçet Türkmen, MİT'in öncülü olan Milli Emniyet Hizmeti MEH'in üçüncü başkanıdır:



1953 -57 tarihleri  arasında  Milli Emniyet Hizmeti'ninin  başında olan Behçet Türkmen, Amerikalıların Milli Emniyet mensuplarına doğrudan maaş vermesi uygulamasını başlatan kişidir.Bu uygulamAdnan Menderes'in Başbakanlık Müsteşarı Ahmet Salih Korur'u MEH'in başına getirmesiyle son bulmuştur.



MEH'ten ayrılmasının ardından Bağdat ve Oslo'da büyükelçilik yapan Behçet Türkmen, 1960 ihtilalinden sonra Türkiye'ye çağrılır ve ardından emekliye ayrılır.Türkmen ,1964 yılında Kadir Has'ın ailesiyle ortak olarak (%10 hisse Behçet Türkmen'in , %90 hisse Has ailesinindir)  IMSA İstanbul Meşrubat Sanayii  A.Ş. 'ni kurar.Coca Cola'nın Türkiye'de üretim hakkını satın alan bu şirket ilk olarak Marmara bölgesinde üretime başlar ve böylece Türkiye, Amerikan emperyalizminin sembollerinden olan bu içecek ile tanışmış olur.


1963 yılında Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisine giren Behçet Türkmen , 1965 yılındAdalet Partisi üyesi olmuştur.


Behçet Türkmen'in kardeşi Nimet hanım, İlhan Selçuk'un hatıralarını kitaplaştırdığı Yüzbaşı Selahattin bey'in eşidir.Yüzbaşı Selahattin (Yurtoğlu) , Kemal Tahir'in ''Yorgun Savaşçı'' kitabının da kahramanlarından biridir:



Yorgun Savaşçı, 1979 yılında Halit Refiğ tarafından TRT için dizi olarak çekilmiş fakat 1982 yılında 12 Eylül cuntasınca Kurtuluş Savaşı karşıtı olduğu gerekçesiyle  yakılmıştır.

İlter Türkmen'in,  Adnan Menderes'in yaralı olarak kurtulduğu Londra'daki uçak kazasında hayatını kaybeden Dışişleri Bakanlığı  özel kalem müdürü olan kardeşi Güner Türkmen'in eşi Güngör hanım, Nazlı Ilıcak'ın halası Leman Yerdel'in görümcesinin kızıdır.Leman hanım'ın kızkardeşi  Nigar Özaksoy'un eşi  Asım bey, Leman Yerdel'in eşinin dayısıdır.


Mina-İlter Türkmen'in damatları Cem Apa'nın dedesi Mazhar bey'in halasının torunu  Fazıl Trak Dışişleri eski bakanlarından İsmail Cem İpekçi'nin kayınpederi Razi Trak'ın dayısının oğludur:


Mazhar Apa'nın kardeşi Namık İçke'nin kayınbiraderi Konsolos Yüksel Tamtekin'in kızı Selin Tamtekin, Deniz Goran takmadıyla kaleme aldığı (önce kendi hayatını anlattığını söyleyip gelen tepkiler üzerine içeriğinin kurgu olduğunu söylediği) ''Türk Diplomatın kızı'' isimli erotik romanı ile gündem olmuştu:

Yüksel Tamtekin'in diğer kızkardeşi Murassa hanım'ın eşi Nevit İlden, İlter Türkmen'in kayınvalidesi Nüshet Gökart'ın kardeşidir.Murassa-Nevit İlden'in kızları Nil Hanım ilk evliliğini Alkım Kireçtepe'yle ikinci evliliğiniyse İsveçli Diplomat Henrik Liljegren ile yapmış.
Mazhar Apa'nın kardeşi Talat Apa'nın eşi Bedir hanım, 60'lı yılların ünlü şarkıcılarından Ömür Göksel'in halasıdır.




İlter Türkmen'in son eşi Prof. Füsun Türkmen, Başmabeynci Sarıcazade Ragıp Pa'nın torunudur:




Füsun Türkmen'in annesinin kuzeni, Prof. Ragıp Sarıca'nın kardeşi Nimet Sarıca , Kemal Derviş'in babası Rıza Derviş'in ilk eşidir.

Füsun Türkmen'in annesi Şermin Berker'in amcası Dr. Niyazi Müştak Berker'in torunu Altuğ Berker,  Adnan Hocacılar olarak bilinen gurubun üyesidir.Adnan Oktar'ın yakın dostlarından olan Berker, bu guruba yapılan operasyon kapsamında, 3 Mart 2019 günü Bodrum'da yakalanıp tutuklanmış. 



Altuğ Berker'in annesi  Demet Berker'in dayısı Vasfi Toral, Emin Çölan'ın teyzesinin eşidir:



Dr. Niyazi Müştak Berker'in eşi Naime hanım'ın babası, Haydarpa Numune Hastanesinin kurucusu Dr. Kazım Lakay'ın amcasının oğludur.Naime Berker'in amcasının kızının damadı Gültekin Sonsuzoğlu, 1973 yılındTHKP-C'li olduğu gerekçesiyle tutulduğu cezaevinde geçirdiği rahatsızlık zamanında tedavi edilmediği için hayatını kaybeden  Hatice Alankuş'un dayısıdır:



Hatice Alankuş'un eşinin amcası Muzaffer Alankuş, Kara Kuvvetleri eski Komutanı ve Milli Savunma eski Bakanlarındandır.

 Naime Berker,Türk Silahlı kuvvetlerinin 13. Genelkurmay Başkanı Cemal Tural'ın eşi Suna Tural'ın babasının teyzesinin kızıdır.


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin lisede edebiyat öğretmeni olan Suna Tural, Bahçeli'ye ilk milliyetçi kitapları tavsiye eden kişidir

 1969-73 yılları arasında Millet Partisi sıralarındAnkara milletvekilliği yapan Suna Tural'ın halasının eşi, Türkiye'nin ilk kadın valisi  Lale Aytaman'ın eşi büyükelçi RehAytaman'ın babasının dayısıdır.Tural'ın halasının oğlu büyükelçi Tevfik Saraçoğlu, 500. Yıl Vakfı başkan vekilliği görevini yürütmüştür.





Dipnot:

ADL'nin   cesaret ödülü verdiği Türk diplomatlar:
Firuzan Selçuk, Cemal Özkaya, Saffet Arıkan, Pertev Şevki Kantemir, Abdülhalat Birden, Kudret Erbey, Galip Evren, Fuat Aktan, Ragıp Rauf Arman,  Mehmet Fuat Carim, Cevdet Dülger, Fikret Şefik Özdoğancı, Namık Kemal Yolga, İrfan Sabit Akça, Selahattin Ülkümen, Burhan Işık


Kaynakça: